İçeriğe atla

Söz Senin, Ses Bizim.

SES Partisi
"Terörsüz Türkiye" Sürecinde Son Gelişmelere Yönelik Basın Açıklaması

"Terörsüz Türkiye" Sürecinde Son Gelişmelere Yönelik Basın Açıklaması

Türkiye'nin Sesi Altınçağ Partisi'nin (SES Partisi) "Terörsüz Türkiye" sürecinde son yaşanan gelişmelere ilişkin basın açıklaması aşağıda yer almaktadır:

3 dk okuma
Okumaya devam etmek için kaydırın
Terörsüz Türkiye Perspektifi, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin cesur inisiyatifiyle başlamıştır. Bu inisiyatif, bir yılı aşkın süredir başarılı bir şekilde devam etmektedir.
 
Tarihsel Zarar ve Sürecin Başarısı
 
PKK,liderleri Abdullah Öcalan’ı dinlemiş ve hiçbir koşul öne sürmeden kendini feshetmiştir. Bu gelişme hafife alınamaz. Terör belası, ülkemizin yarım asrına mal olmuş; 50 bin insanımız hayatını kaybetmiş ve 2 trilyon dolarlık servetimiz heba olmuştur. Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde binlerce köy ve mezra boşaltılmış; işkenceler ve faili meçhul cinayetler işlenmiştir. Bu süreçte bölgelerimizin sadece demografik yapısı değil, inanç ve kültüründe de ciddi yozlaşmalar (dejenerasyonlar) yaşanmıştır.
 
Defalarca örgütle yapılan görüşmeler sonuçsuz kalmıştır. Bu sonuçsuzlukta hepimizin vebali olmuştur. Ancak ilk defa, Sayın Bahçeli’nin ve kendisini destekleyen Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlı tutumlarıyla bir sonuç elde edilmiştir: Örgütün silah bırakıp tüm unsurlarıyla ülke dışına çekilmesi. Örgütün silah bırakmasında Öcalan etkin aktör olmuştur.
 
TBMM Komisyonu ve Çözülen Çelişki
 
Buna karşılık, TBMM’de Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş başkanlığında “Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” kurulmuştur. İYİ Parti dışındaki tüm partiler komisyona üye vermeyi kabul etmişlerdir.
 
Komisyonun asıl görevinin, örgütün feshinden sonra silah bırakan elemanların ülkeye dönmeleri ve entegrasyonlarının sağlanması olduğu düşünülmektedir. Bu durumda, tüm çevreleri dinleyip de örgüte silah bırakmada etkin aktör olan Abdullah Öcalan’ı dinlemeyi reddetmek ciddi bir çelişkiydi.
 
Bu konuda da Sayın Bahçeli kördüğümü çözen aktör olmuştur. “Gerekirse üç arkadaşımla birlikte İmralı’ya ben giderim” diyerek sürece sahip çıkmıştır.
 
Sabotaj Girişimleri ve Barzani Tartışması
 
Tüm bu süreci engellemek isteyen Türk milliyetçileri kadar, işi sabote etmek isteyen Kürt milliyetçileri de devrededir.
 
TBMM heyeti İmralı’ya gidip döndükten sonra şimdi de milliyetçi Kürt damarları tetiklenmiştir. Barzani’nin Cizre ziyareti ve korumalarının taşıdığı uzun namlulu silahlar, bu tartışmaları bu noktadan değerlendirmeyi gerektirmektedir.
 
Sayın Bahçeli’nin “Öcalan’ı dinlemek gerekir” yönündeki tavrı; AK Parti içindeki bir damarı ve Sayın Mesut Barzani’yi rahatsız etmiştir. Kendilerinin bugüne kadar kullandıkları rolün ellerinden alındığını düşünmektedirler. Ayrıca Sayın Barzani, yaptırdığı referandumun Türkiye tarafından kabul edilmemesine hâlen tepkilidir. Irak Kürdistan Bölgesi Başkanlığına tekrar aday olmamasında o referandumun etkisi olmuştur. Bütün bu gerçeklerin arkasında, Cizre ziyareti bir provokasyona dönüşmüştür. Barzani’nin korumaları çok sorumsuzca davranmış, Şırnak Valiliği gereken önlemi alamamıştır. Konferans, “Melayê Cizîrî Sempozyumu”ndan ziyade Mesut Barzani Sempozyumu’na dönüşmüştür.
 
Kınama ve Ulusal Duruş
 
Sayın Bahçeli’nin eleştirilerine karşılık, Sayın Barzani’nin başkanlık ofisinden yapılan açıklamayı tümüyle kınıyor ve reddediyoruz. Cizre ve Türkiye’deki tüm Kürtler, Sayın Barzani’ye saygı duyarız. Ancak biz Türkiye Kürtleri, öncelikle vatandaşı olduğumuz ülkenin onurunu, egemenliğini ve çıkarlarını önemseriz.
 
Bu hassas dönemde; PKK kendini feshetmiş, TBMM’deki Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarını tamamlamak üzeredir. Komisyon, geçen hafta Abdullah Öcalan’ı dinlemiştir. Çalışma yeni bir faza geçmektedir: Barış sürecinin yasal altyapısı hazırlanmaya başlanacaktır.
 
Bu hassas ve hayati süreç sona doğru gelmişken, Cizre’deki ziyaret, konferans ve konuşmalar bize göre bilinçli bir şekilde süreci provoke etmeye yönelik olmuştur. Bu gelişme, en büyük zararı Kürtlere vermiştir. Kürtleri siyasi çıkarlarına kurban etmeye dönük tüm bu gayretlerin karşısındayız.
 
Sayın Bahçeli’nin sürecin zarar görmemesi için tekrar sorumluluk üstlenmesi takdire şayandır.

Bu haberi paylaşın

İndirmeler